USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

SOBE (KENDİNE TANIK OLMAK)

24-01-2023
SOBE (KENDİNE TANIK OLMAK)
İletişim sanatının ilk kuralı yabancılıkları tanışıklığa, arkadaşlığa ve dostluğa dönüştüren insani olduğu kadar mucizevi bir gıda… 
Yokluğunda ve eksikliğinde sorunlar çoğalır, mutsuzluklar artar, keyifler kaçar…
İnsan için tanıklıktan yoksun bir yaşam tahayyülü nasıl mümkün olabilir? Yani yaşadınız bir ömür ama tanığınız yok… Daha vahimi yaşadınız ama kendinize tanık olmadınız, olamadınız….
(Çocukluğun saklambacı; ilerleyen yaşlarda bilinçaltının derinliklerinde farklı kodlamalar ile yerini alır.)
-Nefes aldınız, yediniz içtiniz, uyudunuz ve uyandınız….
-İş, meslek, uğraş, hobi, fobiniz…
-Ev, araba, at, yat, katın biri, bir kısmı, hatta tamamına sahip oldunuz ya da hiçbiri mülkiyetinizde olmadı…
-Tanıdıklarınız, arkadaşlarınız, aileniz…
-Kendinizi haklı, suçlu, yenilmiş, kazanmış, yıkılmış, ayakları üzerinde sapasağlam ve aciz hissettiniz…
-Sorunlar çözdünüz, çıkardınız, gerçekleri gördünüz ya da inkar ettiniz…
(Yani Maslow’a göre yaşadınız…)
Peki; kendinize tanık oldunuz mu, Kendinizi dinlediniz mi? Hayallerim, hayal kırıklarım neler? Nelerden mutlu oldum, neler beni çileden çıkardı ve ne zaman kendimi gururlu hissettim? Karşılaştıklarım, yaşadıklarım yıktığında beni;  kendimde yeniden, yine ayağa kalkacak gücü nasıl bulabildim? Olmak istediğim yer ile bulunduğum yer arasında fark hangi durumlarda oluştu?
Tanıdıklarınız, arkadaşlarınız, dostlarınız ve aileniz var mı ve onların bir parçası olabildiniz mi? Hatta onların -en azından- bazılarını onlardan uzakta iken içinizde,  kalbinizde  pozitif duygularınız ve düşüncelerinizle  yanınızda hissettiniz mi?
Bu soruların bir kısmına vereceğiniz cevaplarınız varsa kendinize tanık oldunuz ve başkaları da size tanıklık etti demektir.
(Yani yaşadınız…)
Kendini dinlemek ve anlamak; özlemlerim, acılarım, isteklerim, tuzaklarım neler sorusuna cevap vermekle alakalı bir konu.  İç dünyamızda neler olup bittiğini mimiklerimiz, ses tonumuz içimizde sakladığımız bizi- fark edebilen- başkalarına ima etse de bazen dipsiz kuyulara saklıyoruz. Bu nedenle karşımızda kişi tuzaklarımıza yakın bir söz ettiğinde söylenenler yerine içimizdeki kuyulardan anlamlar ile giydiriyoruz dinlediklerimizi; tepkisel, savunmacı ya da saldırgan davranışlar gösteriyoruz.  
Güç yarışına girmek, haklı olmayı önceliklendirmek,  söyleyeceğine odaklanıp söyleneni tam olarak fark etmemek, iletişimde dinleme eksikliğinin sonucu. Oysa akıllı insan anlamak üzere dinleyen kişidir. Öncelikle kendinizi tanımaya çalışmak,  güçlü ve zayıf yönleriniz ile yüzleşmek, bunu çevrenizde size farklı mesafelerdeki kişilere de uygulamak sizce de uygun değil mi? Bir iddia, yarış vs kazanmak yerine hayatta kazanmak, insan kazanmak, anı kazanmak daha iyi, güzel, istendik olmaz mı sizce de?
(Bu yazıyla kendinize cevaplar vermeye başladınızsa; SOBE… )
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
sanalbasin.com üyesidir